|
ÖNCEKİ GREV ÇAĞRILARINDAN ![]()
2000 KADINLARIN YAPTIĞI İŞLERİN ÇOĞU ÜCRETSİZDİR, İŞ OLARAK TANINMAZ VE TAKDİR EDİLMEZ Grevin odak noktası, kadınların her topluma, her ekonomiye sağladığı muazzam katkıdır. Dünyayı döndüren kadınlardır, bütün dünya nüfusunu besleyip büyüten de öyle; buna rağmen yaptığımız işlerin çoğu ücretsizdir, iş olarak tanınmaz ve takdir edilmez. Emeğimizin, ekonomik ve sosyal alanda iş olarak tanınmaması, temel bir cinsiyetçi adaletsizliktir ve kadınları da, kadınların yaptığı her şeyi de değersiz göstermektedir ücretlerimizin erkeklerinkinden %25-50 oranında düşük olması, bunun sonuçlarından biridir. Her ne kadar artık yüksek ücretli yönetici kademelerinde bulunan bir avuç kadın varsa da, kadınlar ile erkeklerin ücretleri arasındaki uçurum açılmaya devam ediyor. ÇAĞRIMIZ, BÜTÜN KADINLARIN EMEĞİNE, BÜTÜN
KADINLARIN HAYATINA DEĞER VERİLECEK BİR BİNYIL
İÇİNDİR
hareketine, 1991 İsviçreye ve 1999 Meksikaya kadar
Bu
tür eylemler, ücretli ya da ücretsiz olsun kadınların gördüğü
bütün işlerin daha çok takdir edilmesini sağladığı
gibi, eşit işe eşit ücretten sosyal yardıma ve
çocuk bakımına kadar bütün taleplerimiz için de bize daha
fazla pazarlık gücü verdi. DÜNYANIN ÖNCELİKLERİNİ
DEĞİŞTİRMEK ZORUNDAYIZ 2001 Grevin talepleri sizin kendi durumunuza özgün ihtiyaçlarinizi ifade etmenize yardimci olmayi hedefliyor. Bu grevle, bütünsel olarak kadinlarin ihtiyaçlari konusulup grev içerisinde yer alan her parça birlestirilip ve yerel her faliyete uluslararasi bir güç getirilecektir. Bununla beraber biz umuyoruz ki ifade ettiginiz ve eklediginiz seyler sizin taleplerinizin bir listesi olur. 2000 yili grevi lifleti 25 dile çevirildi. Bu basari dünyanin degisik bölgelerinden yardimlarla mümkün oldu. Su anda acil olarak yeni lifletlerin çevirisine ihtiyacimiz var. eger yardimci olmak isterseniz lütfen Londra adresimizle baglanti kurun. Özellikle kirsal bölgelerde bilgi dagitmak zor. Fakat eger köylerde ve tasra kasabalarinda yasayan kadinlar kendi haberlerini gönderirlerse sehirlerde hatta diger ülkelerde yasayan kadinlar onlarin haberlerini e-mail ve faks araciligiyla diger bölgelere ulastirabilirler. Böylelikle sehirlerde ve kasabalarda yasayan kadinlar basin ve yayin kaynaklarindan yoksun olan köy kadinlarina yardimci olabilirler.
Biz kadınlar, bu dünyaya bakıp onu gözetmiş, onun yaşamasını sağlamış olan ilk insanlarız, sadece insanlığa değil, bir bütün olarak gezegenimizin yaşamına da can katan, ona bakan, biz olduk hep. Savaşa ve adaletsizliğe karşı hareketleri yükselten ilk eylemcilerin hep bizim aramızdan çıkmış olması tesadüf değil. Toplu katliamların ve sömürünün küreselleşmesine
karşı bir taban hareketi olan Küresel Kadın Grevi,
işte emek verdiğimiz bu yaşatma işinin bir
uzantısıdır. Bazı ülkelerde, Amerikanın
yeni savaşı başladığından beri her
hafta protesto gösterileri düzenliyoruz. Dünyayı yaşatanlar
olarak hareketi, bütün soykırımlara dur denebileceği
bir noktaya doğru yönlendirmekteyiz: İnfial uyandıracak
boyutlara varmış olan askerî harcamalara son verilmesini
istiyoruz. Onun yerine bu devâsâ kaynaklar yaşatmanın,
iyileştirmenin, öğrenmenin ve eğitimin hizmetine
verilsin istiyoruz. Savaşı sona erdirmenin, savaşla
birlikte de, yaşatmayı bilmeyen, umursamaz maço
militarizminin allanıp pullanmasına dur demenin yolu budur.
Oysa maço militarizminin peşine takılanlar arasında, onu
eşitliğe giden yol zanneden kimi kadınlar bile var.
İnsanlığın yalnızca bir yarısı
yaşatmayı bilecek şekilde yetiştirilirken,
diğer yarısının da yapacak daha önemli işleri
olduğu inancıyla yetişmesi tam bir faciadır. Oysa
yaşatmak, kadın erkek hepimizin temel kaygısı
olmalı. İşte bu yüzden Küresel Kadın Grevinin en önemli talebi, yaşatmaya yönelik bütün işlere maaş, emekli aylığı, toprak ve başka kaynaklar biçiminde- ücrettir. Çocuk yetiştirmekten, başkalarına hayat vermekten daha değerli ne olabilir? Hayata ve refaha yatırım yapın, askerî bütçelere ve hapishaneler kurmaya değil. Böylece kadınlar da hak ettiklerini alabileceklerdir oysa
şimdi, yeryüzünün bütün toplumlarında en temel
işleri biz gördüğümüz halde, katkımız hesaba
bile katılmamaktadır. Diğer talepler ise daha özel, dar
tanımlı ihtiyaçlara ilişkindir, bu ilk ve temel
talebimizin dünyayı değiştirmesinin yolunu gösteren
daha özelleşmiş ihtiyaçlara. Ugandalı kadınlar, üç gün boyunca aç susuz yürüyüş yaparak küresel kadın hareketinin gösterisine katıldı, bu hareketle bütünleşmeyi başardı. Hindistanda 5.000 köylü kadın ülkenin başkentine kadar yürüdü. Perunun başkentinde, eviçi emekçiler olan kadınlar, bütün taban örgütleri ile tarım ve sanayi sektörlerindeki sendikaları bir araya getirdiler; yine aynı yerde Yerli kadınlar da And Dağlarında bir araya geldi. Arjantinli ev kadınları, kadın örgütleriyle birlikte bir ittifak hareketi oluşturarak gösteri düzenlediler. İspanyada Barcelonanın merkezindeki meydanda bir araya gelen binlerce kadın, ulusal işçi sendikalarıyla birlikte iki saatlik grev düzenledi. Guyanada, Afrikalı ve Amerika Yerlisi kadınlar, kadın ve çocuklara yönelik cinayetlere karşı uyarı eylemi yaptılar. İrlandalı kadınlar, devletin kadınlara olan borcundan ötürü vergi dairesi önünde gösteriler düzenledi. İngilterede kadınlar Parlamentoya yürüdüler. ABDde bazı kadınlar Uluslararası Ücret Eşitliği Dilekçesini hazırlarken, bazıları da Odacılara Adalet hareketinin yürüyüşünde yer aldı. . . .2003 Dünya askeri harcamalarının yarısından fazlası Amerika tarafından yapılmaktadır. Amerikan ekonomisinin üstünlüğünün nedeni budur belki de. Doğayı en çok kirleten petrolün temel enerji kaynağı olduğunu ileri sürüyorlar. Amerika, müttefikleri Avrupa ve İsrail'le birlikte her yerde devletlere, birbirleriyle savaşmaları ve iktidarlarını bize karşı savunmaları için silah satıyorlar. Uganda ve Pakistan'da bütçenin %75'inin askeri harcamalarla israf edilmesinin nedenini gösterir bize. Son aylarda küresel kadın grevinin en önemli talebi olan askeri bütçenin harcanmasındaki değişiklik, Üçüncü Dünya ülkelerinde ve gelişmiş ülkelerde her kesimden milyonlarca insan arasında ses buldu. Temiz su, beslenme ve refah isteyen annelerden, sağlık korumasına ihtiyacı olan gazilere, düşük ücrete ve uzun çalışma saatine karşı mücadele edecek araçlardan yoksun bıraktırılarak işsiz kalmışlara, onurlu bir yaşam için gerekli gelirden yoksun engelli insanlara ve emeklilere, temel eğitimden yoksun bırakılmış çocuklara, katkı almayan öğrencilere, evsizlere kadar herkes savaşı bir yana bırak, savaş tehdidinin bile dünya üzerinde yaşayan her varlığa karşı bir saldırı olduğuna karar kıldı. Dünya 900 Trilyon dolar silahlara ve kitle imha silahlarına harcamaktadır ve bilmek istiyoruz:Neden askeri harcamalar öncelikli olmak zorunda bizim onsuz yaşamak zorunda olduğumuz şey konusunda. Bu yeni karşı çıkış yalnızca savaşa değil, ortak zenginlik kaynaklarımızı savaş için kurutmaya da karşısır aynı zamanda. Tüm dünyayı kapsayacak mutabakatın önceliği askeri harcamaların ıslah edilmesi olmalıdır. Bunun sonucundan ise, her sektörün bir başka sektöre karşı sorumlu olmasına dayalı, kişisel ve partisel hırsları dışarda bırakacak örgütlenmenin yolunu açmıştır. Savaşa karşı hareketde erkekler belirgin olarak göze çarpıyor olsa da, kadınlar hareketin bel kemiğini oluşturmaktadır. Dayanışma ağımız artık daha güçlü ve dünyanın her yerinden kadınların yaptıklarıyla bağlantı kurmamızı sağlıyor. Nijerya'da kadınlar kabileler dışında bir araya geldiler ve kar için sömüren, yolsuzluk yapan, doğayı kirleten, öldüren ve sakat bırakan Shell Petrol'ün ofislerini işgal ettiler. Bu kolay karın bir kısmının yiyecek, okul, sağlık giderleri ve bakım için harcanmasını talep ettiler. Hayatta kalmak için ve değişim için gerçekleştirilen bu mücadeleler geri kalanımıza yol gösteriyor, kendi acımızı başkalarının deneyimlerinde görmemizi ve gücümüzün ayırdına onların zaferlerinde farkına varmamızı sağlıyor. Çoğu zaman özgürlüğümüzü kazanmak için kendimizi kanıtlamak zorunda kaldık.Bunu ihtiyaçlarımız gizleyerek, maço değerleri kabul ederek, erkeklerden daha ağır çalışarak, yaptığımız ücretsiz bakım işlerini küçümseyerek, çocuklarımızla ve ailemizle az vakit geçirerek, annelerimizi küçük görerek ("profesyoneller" bize aynı şekilde davranırlarken) yaptık. Küresel Kadın Grevi ile birlikte kadınların "Yaşatmaya Yatırım Öldürmeye Değil" önceliklerinin değişim için her girişimde yer almasını sağlıyoruz. Dünya askeri harcamasının bakım lehine ıslah edilmesi talebi ancak kadınlardan gelebilirdi. Fakat bakım kendisi ayakta kalmaya çalışan herkes için merkezdir. Bu yüzdendir ki sosyal refah öldürmeye değil bakıma katkıda bulunmalıdır. Bu şekilde bakım toplumun önceliği haline gelir ve kadınların yaşamı korumak için yaptıkları işler toplumun temel işleri olarak kabul edilir ve herkesle paylaşılabilir, hergün bizim için bir savaş olan "savaş için petrolü ve petrol için savaşı" durdururuz. 2004 . . . Koordinasyonunu üstlendiğimiz uluslararası kadın örgütleri ağı Kadınlar Vardır (International Women Count Network), 1995te Pekinde 1.500ün üstünde örgütün desteğiyle BMnin önemli bir karar çıkarmasını sağladı. Kadınların bir ömür boyu ücretsiz işlere harcadıkları süreler ve bunların ne kadar bir değere eşitlendiği ülkeler ölçeğinde hesaplandı. Trinidad ve Tobago ile İspanyada bu kavramlar yasalara koyulurken, başka ülkeler de bu zamanı saptamaya yönelik araştırmalar başlattılar ve mahkeme kararları ile hükümet politikalarında ücretsiz emek daha fazla dikkate alınır bir hale geldi. . . . Venezuelada işbirliği halinde olduğumuz kadınlar, bir bakım ve hizmet ekonomisi kurmaktadırlar ve ev işlerinin, artı değer üreten, sosyal refaha ve servete katkıda bulunan bir ekonomik faaliyet olarak tanınmasına dayalı 88. Maddenin Anayasaya eklenmesini sağlamış, böylelikle de ev kadınlarının sosyal güvenceye kavuşmasına önayak olmuşlardır. Grev hareketi, böyle muazzam başarılara dair haberlerin yayılmasını sağlamakta, taban örgütlenmelerinden gelen kadınların en aktif katılımcılar olarak yer aldığı bu ülkede devrimci sürece destek vermektedir. Ancak mücadelemizi aktif biçimde destekleyen erkeklerin katkısının da hakkını vermek durumundayız, çünkü bu erkekler, YAŞATMAYA YATIRIM, ÖLDÜRMEYE DEĞİL anlayışının bütün işçilerin ve bütün insanlığın önceliği olduğu düşüncesiyle hemfikirdirler. Erkekler, emzirmeden yemek pişirmeye, temiz çamaşır giyebilmeye ve duygusal desteğe kadar birçok faaliyet yoluyla gündelik varoluşlarını kadınlara borçludur; ama bununla da kalmayıp, Pazar sisteminin değerlerine, yani artık gezegenimizin geleceğini tehdit eden değerlere karşı çıkmakla yaşama öncelik vermekte olan kadınlara da muhtaçtırlar. Erkeklerin kurduğu bir örgütlenme ağı olan Paydayin web sayfası (www.refusingtokill.net), savaşa karşıtı hareketlere katkısının yanında, herkesin hayatı ile özgürlüğünü savunma adına kendi hayatları ile özgürlüklerini tehlikeye atanların gereğince kabul ve saygı görmesini sağlama açısından da önemli bir katkı niteliği taşır. Kazanmak için birleşmek zorunda olduğumuzu sık sık duyarsak da, bunun nasıl olacağı konusunda pek bir şey söyleyen yoktur (bizi gütmek isteyen siyasi partileri saymazsak tabii). İşte Grev hareketini bu birliğin kadın kesimleri arasında, kadınlar ile erkekler arasında, ülkeler içinde ve ülkeler arasında çerçevesi olarak kullanmaktayız, çünkü bu hareket, her bir kesimin, diğerlerinin bağımsız mücadelesini tanıması ve zenginleştirmesi üzerine kuruludur. Grev, siyasi bir parti değildir, ne de ayrılıkçı bir harekettir. Değişim yönündeki harekete ihtirasla bağlanmışsa da, karşılıklı güveni zedeleyen kişisel ihtirasları reddeder. |