YAŞATMAYA YATIRIM ÖLDÜRMEYE DEĞİLKOALİSYONUN KADIN MECLİS ÜYELERİNE SESLENİYORUZ PETROL İÇİN NE KAN NE DE TECAVÜZ! Venezuela: Devrimde kadın yüzü var. Dördüncü
Küresel Kadın Grevi Sevgili Kız ve Erkek Kardeşler Bildiğiniz gibi bir sonraki Avrupa Sosyal Forum (ASF) toplantısının bu yılın 14-17 Ekim tarihleri arasında Londrada yapılması planlanıyor. Floransa (2002) ve Paris (2003)de yapılmış olan önceki ASFler Avrupanın ve dünyanın dört bir yanından gelen 60,000 hareket, topluluk ve sendika aktivisti ile diğer insanları bir araya getirdi ve bizim gibi taban çalışması yapan, bağımsız ağlar için bir araya gelme ve bazen de ilk kez karşılaşma olanağı yarattı. Paris ASFde, ana Forumun başlamasından önceki gün bir Kadın Günü düzenlendi ve bu yılki ASFde de benzer bir olayın gerçekleşmesi için çaba gösteriyoruz. Planlama toplantılarına katılıyoruz ve bu toplantılarda aynı zamanda hiçbir geliri olmayan ya da düşük geliri olan- insanlar, özellikle de kağıtsızlar (belgesi olmayanlar) için parasız ve düşük fiyatlı giriş hakkı uygulamasını; sakat insanlara parasız ulaşım ve tam erişim sağlanmasını; giriş parasını sağlayamayan gruplardan giriş parası alınmamasını ve renkli insanlar, sakatlar, tek anneler ve diğerlerini de içeren biçimde en fazla ayrımcılığa uğrayan insanlar için genel bir görünürlük yaratılabilmesini sağlamaya çalışıyoruz. Bunun bir parçası olarak Ocak ayından bu yana Forumda bir Kadınlar Günü yapılmasına yönelik bu öneriyi dolaşıma sunduk ve şimdi de sizden ve/ya da kurumunuzdan Londrada, mümkün olan en geniş katılımla, bir Kadınlar Günü olmasını güvence altına almak üzere artan basınca katılarak, bu öneriyi desteklemenizi istiyoruz. KARMA ÖRGÜTLER VE ERKEK BİREYLER DE İMZA VEREBİLİRLER. Aynı zamanda sahip olduğunuz hür türlü bilgi/fikir/öneriye de açığız. Kadınlar Merkezimizde kadınlar ve erkekler olarak toplanıyoruz ve sizden, Avrupa Sosyal Forumu sürecine katılıp katılmadığınızı duymak istiyoruz. Lütfen kendinizi bu öneriyi ağlarınızda ve/ya da katıldığınız toplantı ve etkinliklerde dolaştırmakta özgür hissedin.
ASFyi ulaşılabilir kılmaya yönelik çabalar konusunda
daha fazla bilgi için: www.esf2004.net ve www.indymedia.org.uk
Önerilerinizi duymayı bekliyoruz.
ASF Londra Program Grubu tarafından BK Meclisi ve Avrupa Meclisinde görüşülmek üzere yazılı bir öneri hazırlamamız istendi. Önerimiz hala Forumun başlamasından bir gün önce bir kadın Gününün düzenlenmiş olduğu, 3 Kasım 2003de Pariste yapılan ASF toplantısındaki önerinin kendisi olmayı sürdürüyor. Bu toplantıya 3 binden fazla kadın ve yaklaşık 800 erkek katılmıştı (erkekler konuşmacı değillerdi). Sonuç olarak çok daha fazla kadın foruma katıldı ve tabandaki birçok kadın konuşma ve dinlenme olanağı buldular. Kağıtsızlar (belgesi olmayan kadınlar) ve renkli kadınlar, Kadınlar Gününde bir araya gelmiş oldukları için son büyük toplantı üzerinde bariz bir etki yaratabildiler. Neden bir Kadın Gününe ihtiyaç duyuyoruz?
İskoçya, Kuzey ve Güney İngiltere, Galler, Avrupa ve uluslar arası düzeyde bu talebi destekleyen karma ve kadın örgütlerindeki kadınlar ve erkeklerle gündelik temas içindeyiz. Katılımı genişletmek için, Droit Devants, Paristeki mülteci adaylarının ve diğerlerinin taban örgütü, Paris ASFye katılmak üzere sınırı geçerken durdurulmuş olan Kağıtsızlara güvenli bir geçiş sağlamayı başarmıştı. Droit Devantsdan bunu nasıl elde ettiklerini öğrenmek, ve aynı hakların Londrada yapılacak olan ASFye katılmak isteyen Kağıtsızlar için de güvence altına alınması acildir. Aynı zamanda Foruma katılmak üzere yolculuk edemeyen aktivistler için de video bağlantıları örgütleyebiliriz. Öneride bulunanlar:
Sara Callawa ve Anna T (İngiltere)
Kontak için: womenstrike8m@server101.com YAŞATMAYA YATIRIM ÖLDÜRMEYE DEĞİLÖnce Afganistan daha sonra Irakın bombalanmasından sonra şimdiye kadarki en büyük küresel savaş karşıtı hareketi ortaya çıktı. ABDda Sadece Los Anglesta haftada 140 gösteri düzenlendi. Binlerce Iraklı ABDnın işgal bombalarıyla hayatlarını kaybederken ABDda yaşayan insanlar da savaş propagandasının saldırısına uğradılar. Toplum haberlerini sansürsüz almamızı ve göndermemizi sağlayan internet olmasaydı protestoların ne kadar geniş çaplı olduğunu asla bilemeyecektik. Küresel Kadın Grevi büyük mitinglere, gösterilere, cacerolazos basın açıklamalarına katılarak her kıtada savaş karşıtı eylem gerçekleştirdi. İngilterede önce Tony Blairın yaşadığı yerin önünde daha sonra da kendisine katıldığımız, 2 yıl, 24 saattir protestosunu sürdüren kararlı bir adamın olduğu Parlamentonun önünde haftalık toplanmamıza devam ettik. . Tanıklık etmek için, yaşamları korumak için, Iraklı Kadınlar Grubundan başlamak üzere herkese açık mikrofonumuzla duyulmayanların, temsil edilmeyenlerin sesi olmak için Parlamentonun önünde toplandık. Iraklı Kadınlar : İşgalci kuvvetlerden ilham alan kökten dinci hareketlerden endişe duyuyoruz Iraklılar ABD tarafından özgürleştirilmediler. Barbarca bir saldırıya maruz kaldık Irakın yeniden yapılandırılması kaynaklarımızın gündüz gözüyle çalınmasına uydurulmuş kılıf. diyor. Büyük medya Amerikan ve İngiliz kuvvetlerinin yaralılarının haberlerinin verirken biz aynı zamanda İşgal kuvvetleri tarafından öldürülen ve vahşete (cinsel saldırı da dahil olmak üzere) maruz kalan Iraklıların haberlerini de veriyoruz. Her yerde yaşamlarımızı korumak için gayret sarf eden kadınlar savaşın bedelini en ağır ödeyenler oluyor. Bizler ve çocuklarımız savaş kurbanlarının %70i, yerinden edilmişlerin %80iyiz. Kadınların savaşa erkeklerden daha karşı olması sürpriz değil. Bir çok erkek bunu biliyor ve kadınların çağrısıyla savaş karşıtı eylemlere katılmaktan mutlular. Her yaralı,her kayıp bir annenin kızı ya da bir annenin oğlu. Irakla olduğu gibi Filistindeki sistemli yok etme haberleri de, Ortadoğuda Amerikan çıkarlarına yönelik hareket ederek kitle imha silahı stoklayan,toprakları işgal eden, buldozerle ev yıkan, çocuklar da dahil sivilleri bombalayan ve vuran,Birleşmiş Milletlerin kararlarını hiçe sayan İsrail Hükümetinin inisiyatifinde sansürlenmekte . Batının Afrika üzerindeki çıkarlarını gösteren, milyonları öldüren ve yerinden eden savaşlara nasıl silah sağladıklarını anlatan haberleri sansürlenmekte. Fakat yaşamımız küresel pazar ve ona tapan hükümetler için bir önceliğe sahip değil. Fakat bizim önceliğimiz. Hükümetler savaşı nasıl haklı çıkarmaya çalışırlarsa çalışsınlar, hangi ülke, hangi ırk, hangi inanç olursa olsun; savaşın acısını çekmeye ve hayatlarını trajik bir şekilde kaybetmeye en açık olanlar; kadınlar. Filistinde, Kongoda, Çeçenyada ,Kaşmirde, Kolombiyada ve savaşın parçaladığı diğer bölgelerde olduğu gibi, Irak ve Afganistanda ailelerini, çevrelerini susuzlukta ya da elektriksizlikte ,kirli sulara, patlamamış mayınlara ve bombalara, azaltılmış uranyum bombalarına rağmen hayatta tutmaya çalışan kadınlar gibi. Amerikalı ve İngiliz asker aileleri, anneler, kızlar, eşler, kadınlar sevdiklerinin eve hemen tek parça halinde ve ellerine daha fazla kan bulaşmadan dönmesini istiyorlar. Askerlerin eve dönmeyeceğini öğrenen 750 asker eşi Fort Stewart,Georgiada gösteri yaptılar. Hepimiz biliyoruz ki askerler, savaşın onlara yaptıkları ve onların da başkalarına yaptıkları nedeniyle fiziksel ve psikolojik parçalanmışlıklar yaşadıklarında parçaları toplayan politikacılar değil kadınlar. Kitle imha silahları ve Irakın özgürleştirilmesi konularında yalan söylenildiğimizi dünyanın büyük kısmı biliyordu ve saldırıyı engellemeye çalıştı. Buna rağmen Amerikan ve İngiliz askerleri, Bushun ve onun İngiliz, İspanyol ve diğer dalkavuklarının dünya egemenliği hırsı için başka annelerin çocuklarını öldürmeye ve kendi hayatlarını riske atmaya gönderildi. Bush ve Blair daha fazla asker ve askeri harcama için zorladıkça; her yerde kadınlar ve erkekler askerlerin hepsinin eve dönmesini talep ettiler. ABD ve İngiliz Hükümetlerinin ve onların Birleşmiş Milletlerdeki yardakçılarının Irakı yeniden inşa etme gibi bir niyetleri yok.Sadece hırsızlık yapabilmek için güvenli ortamı sağlama ve buradaki insanları katletme niyetleri var. Yoksa neden kan kanserine ve diğer kanser çeşitlerine yol açan azaltılmış uranyumlu bombalar kullansınlar ki? Irakın kadınları yeniden yapılandırmada önceliklerin neler olduğunu herkesten daha iyi biliyorlar. Hayatta kalmak ve onu korumak için her gün çalışanlar onlar.
|